Securitas ile Aklınızda Bulunsun - Projelerde Bahar Alerjileri

27 Nisan 2018 Cuma

Securitas Türkiye İş Yeri Hekimi Zerrin Önal, projelerimizdeki personellerin bahar alerjilerinden korunması için önlemleri sıraladı.

Bahar ayları olan mart, nisan, mayıs ve haziran aylarında polenlerin havaya yayılmasıyla birlikte burun kaşınması, hapşırma, nezle, burun tıkanması, gözlerde sulanma, kaşınma, sık öksürük, nefes sıkışması gibi alerjik nezle, göz alerjisi ve astım hastalığının belirtilerinin görülmesine bahar alerjisi denir.

Bahar ayları aslında polenlere alerjimizin olup olmadığını anlamamıza yarayacak bir test gibidir. Polen alerjisinde en çok önem taşıyan polen türleri; kızılağaç, fındık ağacı ve huş ağacı tarafından üretilmektedir. Bunlara ek olarak tüm çimen türleri, özellikle çayır otları ve meyve bahçesi gelmektedir. Küf mantarların üreme organları, polenin sebep olduğu rahatsızlıklara benzer rahatsızlıklar verebilir.

Polen, nefes yoluyla solunum yollarımıza yerleşir. Buna ek olarak polen cilt, saç ve gözlere yerleşir. Bu, birçokları için bir sorun oluşturmaz. Alerjik olan bir kişide bağışıklık sistemi harekete geçer ve burunda, gözlerde veya bronşlarda iltihaplanma tepkisi görülür. Vücut, polendeki proteinlere tepki gösterir ve rahatsızlığa, hapşırmaya, burun akıntısına, gözlerde kaşıntıya neden olan, histamin ve diğer iltihap yaratan maddeler salgılamaya başlar. Burunda alerjik rinit (bahar alerjisi/saman nezlesi) bronşlarda alerjik astım, gözlerde ise allerjik konjuktivite neden olur.

Polen alerjisi çoğunlukla 5-40 yaş grubundaki kişilerde görülür ve bu hastalığa yakalanan insan sayısının giderek arttığı görülmektedir. Sonuç olarak astım, alerjik nezle ve göz alerjisi belirtileri bahar aylarında görülüyorsa bahar alerjiniz var demektir ve bir an önce teşhis konulup tedaviye başlanması gerekmektedir.

Mevsimsel alerjik rinit nedir? 

Alerjik rinit, burun içini kaplayan mukozanın alerjik nedenli iltihaplanmasına denir ve özellikle alerjik yatkınlığı olan kişilerde daha sık görülür. Çoğunlukla ömür boyu sürer ancak ileri yaşlarda şiddeti azalabilir. En sık görülme nedeni rüzgarın havada uçurduğu polenlerdir ancak herhangi bir alerjen tarafından tetiklenebilir. Kendiliğinden geçme olasılığı çok düşüktür. Ama soruna neden olan alerjenlerden uzak durmak önemli faydalar sağlamaktadır. Hastalığın yaygınlığı oldukça yüksektir ve bilimsel çalışmalara göre toplumun yaklaşık beşte birinin alerjik rinitli olduğu belirtilmektedir.

 Mevsimsel alerjik rinit belirtileri nelerdir?

Alerjik riniti olan hastalarda burun tıkanıklığı, hapşırma nöbetleri, sulu burun akıntısı, burun ve gözlerde kaşıntı (aynı zamanda konjuktivit), sinüslerde baskı ve yüzde ağrı, Gözaltlarının şişmesi ve mavimsi bir renk alması, koku ve tat duyularında azalma, çocuk hastalarda sık sık ellerini buruna sürtme ve kaşıma hareketi, yorgunluk, algılama güçlüğü, uyku bozukluğu ,damakta ve gırtlakta kaşıntı, öksürük ve baş ağrısı görülebilir. Alerjiye yol açan polenlerin kaynağı çeşitli otlar ve ağaçlardır. Polenler havadan burun, göz ve boğazımıza yapışarak birikirler. İlkbaharda polenlerin kaynağı genellikle ağaçlar, yaz ve sonbaharda ise genellikle çayır otlarıdır. 

Alerjik astım nedir? 

Havayı solduğumuzda bu havanın akciğere iletilmesini bronş adı verilen yapılar sağlar. Çeşitli uyaranlar sonucu bu bronşlar aşırı derecede kasılır ve daralır. Hava yollarının daralmasıyla nefes almak güçleşse de nefes vermekte daha çok zorlanılır. Bu şekilde nöbetler halinde ortaya çıkan, geri dönüşümlü bronş kasılmasına astım denir. Şikayetler kendiliğinden düzelebilir, giderek şiddetlenebilir ya da ilaçlarla ortadan kalkabilir. Bu inflamasyonun oluşmasında genetik ve çevresel faktörler rol oynar. En önemli genetik risk faktörü alerjidir (Atopi). Toplumda özellikle çocukluk çağında sık görülen bir hastalık olan astım, yetişkinlerin yüzde 5’ini, çocukların ise yaklaşık yüzde 10’unu etkiler.

Alerjik astım belirtileri nelerdir?

Astımda bronşlar daraldığından en önemli bulgu nefes almada güçlük çekmedir. Hasta hem nefes alırken hem de verirken zorlanır. Nefes verirken hava dışarı zorlanarak çıkar ve hırıltılı soluk alıp verme görülür. Hastada hışırtı tarzında ses oluşur. Astımda sık karşılaşılan bir durumdur fakat başka solunum yolu rahatsızlıklarında da bu hırıltı duyulabilir. Sadece astıma özgü bir belirti değildir. En çok görülen belirtilerden biri de öksürüktür. Özellikle gece ya da sabaha karşı ortaya çıkar. Kuru ve inatçı bir öksürüktür ve uykudan uyandırır. Sebebi balgam ya da bronşun etrafındaki kasların kasılmasıdır. Hasta doktora balgamı çıkardıktan sonra rahatladığını söyler. Astım hastaları sık nefes alıp verir. Çünkü aldığı nefesin yetmediğini düşünür ve zorlanır. Astım çok ağırlaştığında hastada morarma görülebilir. Ayrıca göğüs bölgesindeki deri özellikle kaburgaların arasındaki içe çöker ve kaburgalar belirginleşir. Mutlaka doktora görünmek gerekir. Bu belirtiler sadece astımda görülmediğinden diğer hastalıklardan ayırt etmek gerekir. Astımın belirtileri özellikle sabaha doğru görülür.

 Alerjik konjonktivit nedir?

Alerjik konjonktivit en sık rastlanan alerjik göz hastalığıdır. Genellikle çocuklukta başlar, İnsanların yaklaşık yüzde 15′inde allerjinin bir veya birkaç çeşidi görülür. Çevreyle direkt teması nedeniyle göz allerjik hastalıklara daha sık meyil gösteren bir organımızdır. 

Alerjik konjonktivit belirtileri nelerdir? 

Gözlerde sulanma, kaşınma olur. Kaşınma sonrası enfeksiyon eklenmesiyle de gözde kızarmalar ve ağrı başlayabilir. Gözünüzde özellikle bahar ayalarında kaşınma, sulanma, konjunktiivit sık oluyorsa bahar alerjiniz var demektir. 

Nelere dikkat edilmelidir?

  • Alerjik kişiler alerjik oldukları maddelere, gıdalara, ilaçlara ve çeşitli ajanlara karşı dikkatli olmalılar
  • Polenlerin yoğun olduğu yerlere gidilmemeli,eğer piknik veya park alanına gidilmiş ise  yoğun bir polen saldırısına uğrayacakları için burada kısa süreli vakit geçirmek ve eve dönüşde bireylerin mutlaka giysilerini değiştirip duş alması önerilir.
  • Rüzgarlı havalarda dışarı çıkılmamalı
  • Ev tozları devamlı temizlenmeli,mümkün ise halılar kaldırılmalı
  • Yatak odaları elektrik süpürgesiyle sık sık temizlenmeli
  • Çarşaf, yorgan ve yastık kılıfları sık sık değiştirilmeli
  • Yatak odalarında fazla eşya olmamalı
  • Alerjik kişiler parfüm,ev kokuları , tiner, yağlı boya, naftalin kokusu ve egzoz dumanından uzak durmalı
  • Katkı maddesi bulunan yiyeceklerden, boyalı meyve sularından, meyveli süt ve yoğurttan, boyalı şekerlerden, sucuk ve salam gibi bekletilmiş katkı maddeli gıdalardan kaçınılmalı
  • Alerjik kişiler yazlıklarına gitmeden önce orayı iyice temizletmeli ve en az 2 gün sonra oraya gitmeli

Allerjik bünyeliler ve sigara bağımlılığı

Alerjik kişiler sigara içmemeli, sigara içilen yerlere kesinlikle gitmemeliler. Evlerinde banyo, balkon ve kullanılmayan odalar dahil hiçbir yerde sigara içilmesine izin vermemeliler. Evin içinde alerjik bünyeye sahip olan çocuk ise anne ve babalar üzerlerinde sigara kokusu ile çocuğa yaklaşmamalılar.

Tedavi planlaması için kime gitmeli?

Allerji ve immünoloji uzmanı ile görüşüp ortaya çıkan bulguları önleyici ilaç tedavisinin planlanması gerekir.

 Eğer alerjik şikâyetler ilaçlarla geçmiyorsa ve giderek artıyorsa şeçilmiş ve kısıtlı vakalarda spesifik alerji tespit edilenlere aşı tedavisi (immunoterapi) uygulanabilir. Çok az miktarlardan başlanarak giderek artırılan allerjen aşı ile vücuda verilir. Bu alerjenlere karşı vücudun desensitize (duyarsız) hale gelmesi sağlanır. Aşılama yaklaşık 4–5 yıl sürer.

 Tüm bunlara rağmen maalesef alerjik hastalıklarda yüzde 100 tedavi mümkün değildir. Ancak yukarıdaki yöntemlerle alerjik hastalıklar yakın kontrol altına alınmaya çalışılır.

  • Güzel   bir bahar  mevsimi geçirmek dileği ile,sağlıkla kalın.